Tüketici, bir mal veya hizmeti belirli amaçlarla satın alan veya kullanan gerçek veya tüzel kişidir. Anlaşılacağı üzere; tüketici, geniş bir kitleye hitap etmekte olup bu nedenle tüketicinin korunması büyük önem arz etmektedir. Türk hukukunda ise tüketicinin korunmasının önem arz etmesi nedeniyle, hukuki düzenlemeler ve Tüketicinin Korunması Hakkında kanun mevcuttur. Tüketicinin korunması adına önem arz eden
Bilindiği üzere; eşler bakım yükümlülükleri nedeniyle, birbirlerinin ve çocuklarının geçimlerini sağlamak durumundadırlar. Eşlerin boşanma sürecine girmesi sonucunda, eşlerden en az birinin yoksulluğa düşmesi söz konusu olabilir. Nitekim, kanun koyucu eşlerin bakım ve yardım yükümlülüklerinin evlilik birliği sona erdikten sonra da devam etmesini öngörmüştür ve bu nafaka türü de “yoksulluk nafakası” olarak adlandırılmıştır. Hakimin yoksulluk nafakasına
Bilindiği üzere kasko sigortası, bir motorlu kara taşıt sigortası olup sigortayı yaptıran araç sahibinin ve aracının uğrayabileceği zararların karşılanmasını temin eder. Burada kasko sigortasının amacı uğranılabilecek zararları tazmin etmektir. Yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilamda yer alan somut durumda; kişinin çalınan aracına ilişkin zararını karşılamak amacıyla başvurduğu kasko şirketinin klozlarında ve açıklamalarında “kanunen geçerli
İş kazası, 506 Sayılı kanunun 11/A maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre iş kazası, maddede sayılı olarak belirtilmiş hal ve durumlardan herhangi birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır. İşbu maddede sayılı haller ise örnekleme niteliğinde değil sınırlayıcı niteliktedir. 5510 sayılı yasanın 13/1. Maddesinde ise iş kazası sayılan durumlara
Boşanmaya ilişkin hükümler, Türk Medeni Kanunu’nda düzenleşmiştir. Bu doğrultuda terk nedeniyle boşanma ise Türk Medeni Kanunu madde 164’te yer almakta olup özel bir boşanma davası türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 164. Maddesinde, “Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu Türk Ceza Kanunu’nun 123. Maddesinde “Hürriyete Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiş olup bu suçta fail kasten mağduru rahatsız etmektedir. Bu suçun hukukumuzda düzenlenmesi ile korunan hukuki değerler ise mağdurun iç huzuru, karar verme ve hareket özgürlüğüdür. Yargıtay 18. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı hükmünde yer alan
Hakaret suçu Türk Ceza Kanunu’nun “Şerefe Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde ve 125.-131. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Hakaret suçunda korunmaya çalışılan hukuki değer, kişinin şeref ve öz saygısı olup kişinin onur, saygınlık ve şerefini küçük düşürecek ve manevi bütünlüğünü zedeleyecek nitelikte sözlerin mağdura yöneltilmesi halinde hakaret suçu meydana gelmiş olacaktır. Mevcut yargı uygulamalarında ise, hakaret fiilin zaman
Satıcının ayıptan doğan sorumluluğu hukukumuzda, Türk Borçlar Kanunu içerisinde düzenlenmiştir. İşbu kanun uyarınca ayıbı, satılanın alıcıya bildirdikleri nitelikleri taşımaması veya satılandan beklenen yararları azaltan ya da kaldıran eksiklikler bulunması olarak tanımlayabiliriz. Malın tesliminden sonra veya malın kullanılmasıyla birlikte ortaya çıkan ayıpları ise gizli ayıp olarak adlandırırız. Gizli ayıbın ortaya çıkması durumunda ise alıcı durumu derhal
Arabuluculuk, özel hukuk uyuşmazlıklarında tarafların, özgür iradeleriyle seçtikleri konusunda uzman ve tarafsız bir üçüncü kişi hakemliğinde, henüz uyuşmazlık yargıya taşınmadan önce veya açıldıktan sonra yargılama sürecinde başvurdukları bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabuluculuğun amacı, uyuşmazlığın mahkeme dışında, hızlı ve kesin olarak çözülmesini sağlayan bir kurumdur. Arabuluculuk hukuk sistemizde ‘’zorunlu arabuluculuk’’ ve ‘’ihtiyari arabuluculuk’’ olmak üzereikiye ayrılmıştır.
Fuhuş, en basit tabiriyle herhangi bir menfaat karşılığı cinsel ilişki kurulmasıdır. Bu menfaat para gibi maddi bir şey olabileceği gibi menfaat oluşturabilecek herhangi manevi bir değer de olabilir. Türk Ceza Kanunumuz ’da suç sayılan fiiller ayrı ayrı sayılmış olup bu kanunumuzda sayılmayan fiiller suç niteliği taşımamaktadır. Fuhuş yapan kişiler hakkında da TCK’da bir hapis cezası




