Kiraladığımız ev veya işyerlerinde en çok başımızı ağrıtan husus kuşkusuz depozito bedelleridir. Bir kısım mal sahipleri bir veya iki depozito isterken bir kısım mal sahipleri ise bu depozitoları Türk lirası olarak değil, döviz olarak talep etmektedir. Bu makalemizde sizlere kiracı olarak mal sahibine verdiğimiz depozitonun döviz olarak ödenmesi halinde taşınmazı tahliye ederken tarafınıza geri ödenmesi
Evlenmek kadar boşanmak da gerek günlük hayatımızda gerek ise hukuk sistemimizde mütemadiyen karşılaştığımız bir olaydır. Evlilik birliğinin sona ermesi neticesinde en önemli konu elbette ki velayet konusudur. Müşterek çocuğun velayetinin kimde kalacağı hususu tarafların ortak problemi olmaktadır. Bugün bu makalemizde velayeti annede kalan çocuğun, annesinin evlenmesi durumunda annesinin yeni eşinin soyadını alıp alamayacağıdır. Gerek Türk
Günlük hayatta hepimizin başına gelme ihtimali oldukça yüksek olan bu durumu bugünkü makalemizde sizlere anlatacağız ve hatalı yakıt dolduran akaryakıt istasyonunun hukuki sorumluluğunu Yargıtay kararı ışığında açıklamaya çalışacağız. 4077 sayılı Tüketici Kanunu, madde 3 ile hizmet ve sağlayıcı gibi başlıklar ile bu duruma aydınlık getirir. Makalemize konu olayımızda hizmet akaryakıt alımıdır. Sağlayıcı ise bu akaryakıtı
Ülkemizde hemen hemen son 2 yıldır en çok hukuki uyuşmazlık olarak mahkemelere yansıyan davalardan birinci sırada geleni kira uyuşmazlıklarıdır. Şüphesiz enflasyonun 3 hanelere kadar çıkmasının da bunda büyük bir payı vardır. Bugün sizlere kira bedellerini kiraya veren ev sahibi yerine üçüncü bir şahsın hesabına yatıran kiracının hukuki sorumluluğundan bahsedeceğiz. Kira kontratlarında aksi kararlaştırılmadıkça kontratta kiraya
Ceza Muhakemesi Kanunumuzda koruma tedbirleri tek tek düzenlenmiştir. Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin amacını yani maddi gerçeğe ulaşmaya giden yolda uygulanan tedbirlerdir. Bu tedbirler kişilerin; kişi özgürlüğüne, konut dokunulmazlığına, vücut dokunulmazlığına ilişkin olabilir. İzah etmek gerekirse koruma tedbirleri, maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için kişilerin özgürlüklerini belirli koşullar altında kısıtlama halidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre ‘’arama’’ bunlardan
Türk Medeni Kanunu gereğince, eşlerin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi beklenmektedir. Çocuk sahibi olmakta evli çiftlerin birçoğunun genel olarak bir tercihidir. 4721 sayılı TMK madde 185’de “Evliliğin Genel Hükümleri” bölümünün ilk hükmüdür. Evlilikten doğan hak ve yükümlülükleri genel olarak düzenleyen hükümdür. Bu hükme göre; “Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin
Haberleşme içeriklerinin, haberleşmenin muhatabı olan kişilerin rızası dışında ifşa edilmesi, yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriği öğrenme yetkisi bulunmayan kişinin eylemi; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 132/2. madde ve fıkrasında tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamındadır. Kısacası, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü kişisel verinin, bir başka üçüncü
Son zamanlarda ülkemizde artan kira bedelleri nedeniyle tahliye davaları patlama yapmış durumda. Ancak tahliye davalarının yoğunluğu mahkemelerin rutin işleyişini de yavaşlatmış ve zaten uzun olan duruşma aralıkları daha da uzun hale gelmiş ve tahliye davalarının süreci 1 yıldan daha fazla sürmeye başlamıştır. Bu duruma alternatif çözüm arayan ev sahipleri kendi üzerlerine olan kiracıların su ve
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda özel boşanma sebepleri 161 ile 165. maddeler aralığında düzenlenmiştir. Medeni Kanun’un 161. maddesinde düzenlenen; zina özel bir boşanma sebebi olup tahdidi olarak sayılmıştır. Mezkûr kanunun 161. maddesi; eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir şeklindedir. Özel boşanma sebebi olarak zinaya dayanılan, boşanma davalarında diğer eş, zina yapan eşten
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca, Emeklilikte Yaşa Takılanlarla (EYT) ilgili düzenlemeleri içeren “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” kabul edilerek Resmi Gazetede yayımlandı. Bununla birlikte işverenler açısından işleyecek prosedür şu şekildedir: Yasada öngörülen emeklilik şartlarını sağlayan sigorta kolu 4/a olan SSK’lılar, öncelikle










