Trafik kazasında zararın meydana gelmesi veya artmasında mağdur durumunda olan kişinin de kusurunun bulunması halinde ‘’müterafik kusur’’ gündeme gelmektedir. İşbu kusur durumu yer verilen yüksek mahkeme kararında da belirtildiği üzere mağdurun hak kazanacağı tazminatta indirime gidilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesine konu olan davada, kazada motosiklet sürücüsünün mağdur olsa bile, yasal
Anayasa Mahkemesi 05/10/2022 tarihli ve 2019/16367 sayılı kararı ile; Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 11/06/2018 tarihli ve 2018/1929 E., 2018/6549 K. sayılı ‘’başvurucu lehine hükmedilen vekalet ücretini aşan avukatlık ücretinin tazminat davasına konu edilmesi mümkün ise de avukata para ödendiğinin serbest meslek makbuzu veya geçerli bir belge ile ispatlanması ve ödemenin hüküm tarihinden önce yapılması gerektiğini’’
Yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Yasanın, 15 yıl fiili çalışma ve 3600 gün primini dolduran işçilere tanıdığı bu
Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları 13. maddesine malpraktis kavramını; bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanmasıdır’’ şeklinde açıklamıştır. Malpraktis, hastaya yanlış tedaviyi uygulayan doktorun ve onun bağlı olduğu kurumun, hastanenin, hukuki sorumluluğunu doğurur. Bu hukuki sorumluluk karşımıza hem ceza hukuku bakımından bir ceza sorumluluğu hem de
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kişilik hakkının zedelenmesi” başlıklı 58. maddesinde“Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.’’ denilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı bir şekilde saldırıya uğrayan kimse kendisine manevi tazminat ödenmesini isteyebilir. Mahkeme, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, aynen seçenek yaptırıma çevirme, erteleme müesseselerinde olduğu gibi hükmün ve cezanın kişileştirilmesi müesseselerinden birisidir. Özellikle de hayatında ilk defa suç işleyen kimselerin hemen cezalandırılmasını ceza adaletiyle hedeflenen amaca uygun görmeyen yasa koyucu, bu kimselerin bir şansa daha ihtiyacı olduğunu düşünmüştür. Filvaki, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin bir mahkumiyet anlamında değildir.
4857 sayılı İş Kanunumuzdaki, ayrımcılık yasağına göre, işverenin bütün işçilerine karşı eşit davranma borcu bulunmaktadır. İşveren hiçbir şekilde işçiler arasında ayrımcılık yapamaz. İşveren tarafından gösterilen bunun aksi tutumlar, işçinin kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaktadır. Çünkü işçi ile işveren arasında bir iş akdi bulunmakta olup bu iş akdinin taraflara yüklediği birtakım sorumluluklar bulunmaktadır. İşveren yetkilisi tarafından
Evlenecek kimseler bunu bir düğün merasimi ile eş, dost ve akrabalarına duyururlar. Bu toplumumuzun örf ve adetlerinde yer alan merasimlerden sadece bir tanesidir. Diğer yanda yine örf adet olarak ise eş, dost ve akrabalar katıldığı düğünde taraflara hediye olarak altın, saat, para gibi ziynet eşyaları olarak adlandırdığımız takı takmaktadır. Bu ziynet eşyaları maddi değeri yüksek
İşçi ile işveren uyuşmazlıklarında iş mahkemeleri yetkilidir. İş davaları için kanunda özel görevli mahkemelerin olması gerektiği emredilmiştir. Keza bu karar yerinde olup iş davaları kendi içerisinde çok farklı uyuşmazlıklar doğurabilecek bir hukuki uyuşmazlık konularından sadece bir tanesidir. İş mahkemelerinde güncel olarak en çok karşılaştığımız dava türü işçilik alacakları davası olup bu davanın işçi açısından hak
16 Aralık 2022 tarih ve 32045 sayılı Resmi Gazete’de 6502 Sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 68 İnci Ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6. Ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ yayınlanmıştır. İşbu tebliğin amacı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68/1 fıkrası ile Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6/2 fıkrasında belirtilen parasal sınırların, Vergi Usul Kanunu








