Son günlerde ülkemizde en çok konuşulan şey elbette artan enflasyonla birlikte kira bedellerinin aşırı yükselmesi ve akabinde ortaya çıkan kiracı & ev sahibi uyuşmazlıklarıdır. Bugün makalemizde eve ihtiyacım var diyerek tahliye eden ev sahibinin aynı taşınmazı 3 yıl boyunca kiralayamayacağına ilişkin yasağı anlatacağız. Ev sahibinin kiracısına açtığı ve hukukta ‘’ihtiyaç sebebiyle tahliye’’ davası olarak bilinen
Günlük hayatta hepimiz akrabalarımıza, eş ve dostumuza banka yolu ile borç veriyoruz. Ancak birçoğumuz asla açıklamasına herhangi bir ibare yazmıyoruz. İşte bu makalemizde banka havalesi veya EFT ile gönderdiğimiz paraların hukuki akıbetini anlatacağız. Öncelikle bilinmesi gereken en önemli şey açıklama kısmını boş bırakmamamız gerektiğidir. Ayrıca herkesin bildiğinin aksine açıklama kısmına sadece ‘’borç’’ yazmış olmanız sizin
Mirasın reddedilmesi, murisin (miras bırakanın), ölümü üzerine yasal veya atanmış mirasçıların ölen kişinin bütün malvarlığını buna aktif ve pasif malvarlıkları da dahil olmak üzere yani terekenin tamamını reddetmesi olarak ifade edilebilir. Miras hukukunda, hukuk sistemimizde kabul edilen bir ‘‘külli halefiyet ilkesi’’ bulunmaktadır. Bu ilke doğrultusunda, yasal ve iradi mirasçılar murisin vefatının ardından başkaca hiçbir eylem
Borçlar Kanununun 352. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde açıkça; ‘’kiracı, kiralananın kendisine teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesi halinde boşaltmamış ise kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak 1 ay içerisinde icraya vermek veya dava açmak sureti ile sona erdirebilir’’ demiştir. Uygulamada da genellikle sözleşmenin imzalandığı gün, düzenlenme
1-İzinsiz Şekilde Ses Ve Görüntü Kaydedildiğinde Hangi Suç Oluşur? Günümüzde teknolojiye erişimin sağladığı kolaylıkla insanlar, her daim ellerinde ses ve görüntü almaya yarayan telefonlarla dolaştıkları için tanımadıkları insanların fotoğraf veya videolarını çekmek son derece kolay hale gelmiştir. İzinsiz şekilde elde edilen bu görüntülerin, bireylerin özel hayatlarının gizliliğine müdahale ve kişisel verilerin ihlali niteliğinde olduğu aşikardır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması; Türk Medeni Kanunu’nda genel bir boşanma sebebi olarak sayılmış ancak buna neden olacak davranışlar tek tek sayılmamıştır. Bu nedenle hangi davranışların evlilik birliğini temelinden sarstığı Yargıtay kararlarıyla şekillenmektedir. Bu kapsamda Yargıtay tarafından verilen emsal nitelikteki kararlarda; eşlerden birisinin sürekli diğer eşi rahatsız edecek şekilde ter kokması, ağız ve ayak kokusunun bulunması
Bir kimsenin ölümü halinde, miras hukukunda külli halefiyet ilkesi gereği, yasal ve atanmış mirasçılar miras bırakan kişinin ölümüyle başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden mirasçılık sıfatını kazanırlar. Artık bu sıfat kazanıldıktan sonra ölen kimsenin yani miras bırakanın sadece aktif mal varlığına hak kazanmazlar. Murisin borçları olan pasif mal varlığı da mirasın intikaliyle mirasçılara geçer. Murisin
İş Kanunumuz’ da belirtildiği üzere fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla mükelleftir. İşçinin imzasını taşıyan bir bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olup işçilerin bordrolara imza atarken fazla mesai ücretlerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Fazla çalışmanın ispatı işçilerin hak kaybı yaşamaması için çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Fazla
Yoksulluk nafakası, evlilik birliğinin sona ermesi ile eşlerle ilgili maddi sonuçlardan biri olup, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesinde: ‘’Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.’’ Şeklinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine baktığımızda, yoksulluk nafakasının esaslı noktaları olduğunu
Günümüzde sosyal medyanın gücü yadsınamayacak bir noktaya gelmiş ve bu gelişmeyle birlikte sosyal medya platformları bir gelir kapısına dönüşmüştür. Bu kapsamda sosyal medya içerik üreticileri de ciddi emek ve mesai harcayarak oluşturdukları içeriklerden belirli meblağlarda gelir elde etmektedirler. Türk Vergi Kanunlarına göre gelir getirici her türlü olayın vergilendirilmesi gerekmekte olup dijital içerik üreticilileri de bu








